Haberler > COVID-19 Psikososyal Etkileri

Koronavirüs Salgınının Psikososyal Etkileri

Salgınların psikososyal etkileri arasında; anksiyete, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıkların belirtileri öncelikli olarak yer alır. Koronavirüs (COVID-19) insanlar ve topluluklar için stres yaratan bir hastalıktır. Hastalık ve salgına bağlı olarak ortaya çıkan korku ve kaygı da başta gelen sorunlar arasındadır. En çok kaygıya neden olan ise; “virüs bana bulaşır mı?”, “iyileşir miyim?”, “nasıl korunabilirim?”, “sevdiklerime bulaşırsa ne olur?”, gibi sorulardır. Bu sorunlar genellikle virüse maruz kalma riski yüksek olan kişilerde görülmektedir. Ancak toplumsal bir salgın söz konusu olduğu için herkes ruhsal olarak etkilenmektedir.

Salgına bağlı olarak en sık ortaya çıkabilecek tepkiler:

  • Kendimiz ve COVID-19'a maruz kalmış olabilecek sevdiklerinizle ilgili korku ve endişe
  • Uyku ya da yeme düzeninde değişiklikler
  • Kronik sağlık sorunlarının kötüleşmesi
  • Alkol, tütün ya da diğer ilaçların kullanımının artmasıdır.

ANKSİYETE

Aksiyete ve korku sık olarak karşılaşılan duygulardır. Korku bilinen bir tehlikeye karşı ortaya çıkan fizyolojik ve duygusal yanıtlardır. Anksiyete ise nedeni belirlenemeyen veya nedeni bilinç dışı olan belirtileri tanımlar. Duygusal açıdan hastalık, korku ve panik hissine neden olur. Kişi her konuda hep olumsuz düşünür. Başına kötü bir şey geleceğini düşünerek korkar. Kişide fiziksel olarak; baş ağrısı, terleme, çarpıntı, göğüste sıkışma hissi, hafif mide rahatsızlığı görülebilir. Koronavirüs salgınında kaygı durumunu artıran en önemli faktör belirsizlik durumudur. Hastalığın henüz bir tedavisinin bulunamamış olması, kaygı bozukluğunu tetiklemektedir.

DEPRESYON

Kişide kalıtımsal, çevresel ya da hormonsal bozukluklar sonrasında gelişen çökkünlük halidir. Umutsuzluk, hüzün, keder, mutsuzluk gibi olumsuz duygulanımlar zaman zaman yaşanılabilir, ancak bu duygulanımlar aşırı ve uzun süre devam ediyorsa depresyon düşünülebilir.

Koronavirüs salgınında kaygı durumunu artıran en önemli faktör belirsizlik durumudur. Hastalığın henüz bir tedavisinin bulunamamış olması, kaygı bozukluğunu tetiklemektedir. Salgının önlenmesine yönelik alınan tedbirler arasında yer alan sosyal izolasyon ve sokağa çıkma yasakları kişilerin eve kapanması, kendilerini mutlu ve huzurlu hissettirecek aktivitelerden mahrum kalmaları sonucu depresif ruh hali görülebilmektedir. Bu depresif ruh hali ile kişi, hayatından zevk almayan bir konuma gelebilir. Bu durumun devamında ise kendisini hayattan soyutladığı, sosyallikten kaçtığı için depresyon durumu her geçen gün daha ağır şekilde yaşanabilir.

TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU

Herkes için travmatik kabul edilen doğal felaketler, savaş, trafik kazaları, saldırı, salgın hastalık gibi olayların ardından ortaya çıkan tablodur. Aynı travmayı yaşayan farklı kişiler farklı yanıt verebilmektedir. Çocuklar, genç erişkinler ve yaşlılar stres etkenlerine daha duyarlıdır.

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

Takıntı olarak bildiğimiz sorundur. İsteyerek bilincimizden uzaklaştıramadığımız düşünceler ve durduramadığımız eylemlerdir. Evden çıkarken kapıyı sık sık kontrol ederiz, Gece yatarken gazı, elektriği, fişi, prizi kontrol ederiz. Ellerimizi sık sık yıkarız. Bu yaptığımız işler için saatler harcamaya başladığımızda bu durum hastalık olmaktadır. Bu tablo, koronavirüs sebebiyle uzun vadede oluşabilecek problemlerden biri olabilmektedir.

Koronavirüs salgınının, anlık düşüncelerimizi ve duygusal tepkilerimizi kontrolümüz dışında etkilemesi normaldir. Davranışlarımızı, duygusal tepkilerimizi, olaylara bakış açımızı kontrol etmek bizim elimizdedir. Yaşanılan bu duygu durumları, günlük hayatımızı olumsuz etkilemiyor, işlerimizi sekteye uğratmıyor ve işlevselliğini bozmuyorsa, şu an için hastalık boyutunda olmadığı söylenebilir.

Önceden ruh sağlığı sorunu olan kişiler, acil bir durumda tedavilerini aynı şekilde sürdürmeli ve yeni belirtilerin gelişip gelişmediğini takip etmelidir.

Psikososyal Risklere Karşı Önlemler

  • Panik yapmayın, sakin ve bilinçli bir şekilde hastalığa karşı önlemler alın
  • COVID-19'la ilgili medya yayınlarına gereğinden fazla maruz kalmaktan kaçının. Virüsle ilgili gelişmeleri ve bilgilendirmeleri takip ederken mümkün olduğunca asılsız, yanlış ve fazla bilgiden uzak durun ve güvenilir haber kaynaklarını takip edin
  • Hijyen kurallarına dikkat edin
  • Sağlıklı beslenin
  • Egzersiz yapın
  • Uyku düzeninize dikkat edin
  • Alkol ve uyuşturucudan uzak durun
  • Keyif aldığınız bazı etkinlikleri yapmaya çalışın
  • Sosyal mesafe kurallarına uygun olarak yakınlarınız ile haberleşin ve duygularınızı paylaşın
  • Evden çalışıyorsanız uyum ve odaklanma sorununuz varsa iş yerindeki rutininizi ev düzeninize göre ayarlayarak uyum sağlayın
  • Çocuklar büyük bir ölçüde çevrelerindeki yetişkinlerden gördüklerine tepki verirler. COVID-19 ile sakin ve güvenli bir şekilde başa çıkarak onlara destek sağlayın
  • Olumlu düşünün ve umudunuzu kaybetmeyin
  • Psikolojik etkilerin üstesinden gelemediğinizi düşünüyorsanız, bir uzmandan psikolojik destek alın

                                                                                              Uzman Hemşire

Handan Gölgeli